Tıbbi hata; sağlık hizmeti sunulurken, müdahalenin planlandığı şekilde tamamlanamaması durumudur. Bu; sağlık personelinin yanlış işlem yapması, doğru işlemi yapmaması ya da doğru işlemi yanlış yapmasından kaynaklanabilir.
Peki, tıbbi hata şüphesinin olduğu bir durumda mağdurun hangi adımları izlemesi gerekir?
Bu sorunun yanıtı, sadece hukuki veya cezai süreçlerle sınırlı kalmayıp, sonuçtan memnun kalmayan kişinin Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıp yapamayacağına da ışık tutar.
Cezai ve Hukuki Sorumluluklar
Hatalı tıbbi uygulama tespit edildiğinde, sağlık personelinin kusuru oranında cezai sorumluluğu gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu kapsamında yapılacak suç duyurusu ile ceza soruşturması başlatılabilir.
Ayrıca hasta, maddi veya manevi zararlarının tazmini amacıyla hukuk veya idare mahkemelerinde dava açabilir. Bu davalar genellikle “hizmet kusuru” veya “haksız fiil” temeline dayanır.
Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru Mümkün mü?
Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularda, başvuru yollarının “etkin” şekilde tüketilip tüketilmediğine özellikle dikkat etmektedir.
11.12.2014 tarihli ve 2013/829 başvuru numaralı Seyfi Yayla ve Diğerleri kararında da açıkça görüldüğü üzere, bireysel başvuru kabul edilmeden önce;
- İlgili sağlık personeli hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olması,
- Aynı zamanda idari veya adli yargı mercileri önünde hukuk yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir.
Sonuç olarak; tıbbi hata mağdurlarının Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapabilmeleri için yalnızca ihlalin varlığı değil, aynı zamanda tüm başvuru yollarının tüketilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Bireysel başvuru süreci ve diğer hukuki yollar hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
